gençliğin mutluluğu, gençlerin kendileri dışında neredeyse herkesin inandığı koca bir yalandır. hiçbir gencin, “genç olduğum için aman ne mutluyum” dediği duyulmamıştır.[…] bir hayli dirençli, iyimser bir insan olduğum için, bu uzun ömrüm boyunca başıma gelen felaketlere dayanabildim ama on beş ile yirmi beş yaşları arasında çektiklerime bir daha dayanamam gibi geliyor bana. dertlerime, beni şaşırtan yoğun sevinçler de karışıyordu elbette. ne var ki, dertler, sevinçlerden ağır basıyordu her zaman. çünkü kişisel sorunlarım bir yana, dünyanın felaketlerinden, toplumsal düzenin haksızlıklarından, insanların birbirlerine acımasızlığından sorumluymuşum; bunlara bir çare bulmam gerekiyormuş gibi bir duyguya kapılmıştım. bu yükümlülüğü her zaman duymakla birlikte, gençliğimde kendimi yalnız sanırdım. oysa yükümü benimle paylaşan başka insanlar da olduğunu biliyorum artık.

Hiç yorum yok: