maç başlar başlamaz yemiştik gölü. hiç mühim değildi ama. işte nihayet benim de hayattan bir beklentim vardı. iyi bir orta bekliyordum hayattan. şöyle gelişine vurabileceğim, kavisli bir orta. […] hakan gelememişti. annesi ödevini kontrol etmişti herhalde. onu baştan uyarmama rağmen suçlu hissediyordum kendimi biraz. gerçi ben kendimi her zaman suçlu hissederim. doğuştan gelen bir şey bu. ayrı konu.

Hiç yorum yok: